1901 - 2099 yılları arasında tamamen Astronomik Hesaplama metodu Enlem ve Boylam 0.01° hassasiyetle girilebilir Dünya üzerindeki 8.000 yerleşim merkezi içinden seçim yapılabilir Tüm namaz ve Kerahet Vakitleri Asr-ı Evvel / Asr-ı Sani KIBLE açısı ve GÜNEŞ yatay/dikey açısı Hicri Takvim ve Önemli Dini Günleri gösterir ve önceden hatırlatır Diyanet'e uygun temkin süreleri Tüm temkin süreleri ve güneş açıları parametrik ayarlanabilir
KIBLE açısı ile gerçek-zamanlı GÜNEŞ açısı ve yörüngesi grafiği Gerçek-zamanlı ay grafiği Gerçek-zamanlı olarak Dünya haritası üzerinde namaz ve karahet vakitleri görülebilir Ay ve güneş tutulmalarını gösterir Aylık/yıllık imsakiye Yıl içindeki önemli dini günler listesi Gerçek-zamanlı bazı astronomik değerler
Ezan vakti otomatik EZAN okur Her vakit için ayrı ezan seçilebilir Ezan vakitlerinde seçilen bir programı çalıştırabilir / dosyayı açabilir Parametrik sabah ezanı vakti İkindi ezanını Asr-ı Sani'de okuma seçeneği Ezan duası Cuma namazı vaktine bir saat kala salâ okuyabilir Bir sonraki namaz/kerahet vaktine kalan süreyi gösterir Vaktin çıkmasına/kerahetin girmesine yakın mesajla uyarır Sistem tepsisinden simge yoluyla kolay ulaşım
Gerçek-zaman Ay/Yeryüzü/Yerküre görüntülü duvar kağıtları Internet'e bağlanıp PC saatini otomatik düzeltme
Gül Bahçesi Programı; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.v.)'in 500 adet hadisini içeren, Türkçe Diyanet Meali Kur'an-ı Kerim'i içeren, 21 adet dini hikaye'yi içeren, 250 adet güzel sözü içeren, bunların içerisinde size arama yapma imkanı veren, bunların içerisinden sizin seçtiklerinizi yazıcıdan çıktı almanızı sağlayan, ezgiler bölümünde üç adet fazladan bulunan ilahileri çalmanızı ayrıca ilahi ekleyip çalabilmenizi sağlayan, esma-ül hüsna içeren ve anlamlarını öğrenmenizi sağlayan, 50 adet bitkinin size tek-tek nelere iyi geldiğini açıklayan, 2007 takviminde ki mübarek gün ve geceleri öğrenmenizi sağlayan, dini bir programdır.
Gül Bahçesi programı sabit diskinize yüklenir ve oradan çalışır. Gül Bahçesi bu sürümden sonra sürüm çıkarmayacaktır
Deve yük taşımakta güçlüdür ama kendi başına iş göremez. Her devenin başında bir sahibi vardır. Devenin de gözü var ama o kendi gözünü bırakır sahibinin gözünü göz edinir. Deve kendi aklını ve isteğini sahibinin aklına ve isteğine kurban etmiştir.Kendi istediği yere değil çekildiği tarafa gider. Sen de tence deve gibisin, aklınsa deveci. Akıl tenini her tarafa çeker, durur.Sen tenine değil aklına uy. Nebi ve kamil velilerse aklın aklıdırlar; bütün diğer akılları bir deve katarı gibi çekip götürürler. Akıllılık daha üstün akla uymaktır,kendi aklına değil.
6 Kamil ve hamın eli: Kâmilî ger hâk gired zer şeved Nâkıs er zer bürd hâkister şeved 1/1674
Hamla olgunun bir farkı eldeki imkanı kullanış biçimidir. Olgun kişi toprağı ellese altın kesilir. O kötülükten bile iyilik çıkarır, imkansızlığı imkana çevirir. Leşin kokusunu duymaz da parlayan dişlerine hayran olur. Güneş gibi çiği pişirir, misk gibi yaklaşanı kokular. Nasipsiz hamın elindeyse altın bile küle döner. Kendi yumsuzluğunu çevresine de bulaştırır,düşerken başkalarını da düşürür. Değer bilmediği için altın değerindeki insanlar onun yanında geçmez mangıra döner, hor ve hakir duruma düşerler.
7 Şeker ekmek olur mu: Ger şekerler olsa şekl-i kurs-ı nân Nan değil ta’mı şekerdir bî-gümân 1/2980
Dış benzerliği iç benzerliği demek değil. Nasıl ki şekeri ekmek şekline de soksan tadı ekmek değil yine şekerdir. Yediğin şeyin şeker mi ekmek olduğunu bilmek için tatmak lazım. Gözün tatmadan yana nasibi yok çünkü. O halde kalıbı şekere benzeyen her adamı da şeker sanma. Bu dünya elbisesiz adamlar ve adamsız elbiselerle doludur.
8 Balık resmi su içer mi: Nakş-ı mâhîra çi deryâ vü çi hâk Reng-i Hindûra çi sabûn u çi zâk 1/2866
Canlı balık için deniz hayat kara ölümdür. Ama kağıda bir balık resmi yapsan onun ne denizden haberi olur, ne karadan. Bunların benzerliği sadece şekilden ibarettir. İnsanların kimisi de yalnız kalıp insanıdır. Dışardan bakınca onların gözü kulağı, dili dudağı var sanırsın. Gerçekteyse kalıbın burnu yoktur ki iyilikten bir koku alsın, kulağı ve gözü yoktur ki hayırlı sözleri işitsin, güzeli görsün. Yüzü kara zenciye sabun da bir kara boya da. Gerçek zenci ise gönül zencisidir. O gönlün terazisi kırıktır; bu yüzden iyilikle kötülüğün farkını tartamaz.
9-10 Gündüz mumu kim yakar: Rûz-ı Rûşen her ki o cûyed çerâğ Ayn cesten kûriyeş dâred belâğ (3/2733) Kim çerağ isterse gündüzde ayan Ol talep kör olduğun eyler beyan
Güneş ortalığı aydınlatmışken mum yakmaya kalkmak ortalığa“ben körüm” diye bağırmaktan başka nedir . Güneşin parlaklığından yarasaya ne fayda. O körlüğü kendine değil güneşe hamletmeye kalkar. Ey vahiy güneşi doğmuşken akıl mumuyla aydınlanmaya kalkan yarasa tabiatlı ! Güneşin ışığında kusur yok; kusur senin gözlerinde. Hz.Mevlana’nın ifadesiyle senin güneşten anladığın ısıdan ibaret:
Ger şu’â-ı âfitab pür zi-nûr
Gayr-ı germî mî-neyâbed çeşm-i kûr 3/4263 Güneşin par par parlayan ışığıyla bütün alem dolup taşsa körün gözün bundan bir nasibi yok. Onun bütün kısmeti sırtına vuran ısıdan ibaret. Güneşin bin bir nimeti var, onu bir mangal mevkiine indirmek caiz mi? Akıl ve idrak körü de böyledir.O değerli bir şeyi kendi idrakine kendi seviyesine indirir de güneşi mangal, altını pul eder.
1 Hem hayvansın hem melek: Tâ be-ten hayvan be-câni ez-melek Tâ revî hem ber-zemin hem ber-felek 2/3814
Ey insan,ne tuhaf bir varlıksın sen. Zıtlıklar sende birleşmiş. Hayvan da melek de yerinde sabit ama sen bunları nefsinde cem etmiş ten hayvanıyla can meleğini bir araya getirmişsin.. Bu yüzden hem göğe mensupsun hem yere .Bu ikili yapını bil ve ona göre dikkatli davran.. Ta ki tenin canına diş geçirmesin, kötülük iyiliğine baş eğdirmesin. Gökler dururken bürtü böcek gibi toprağın altını vatan edinme.
2 Eşek misin İsa mı: İsîye bak rağbet-i har eyleme Tab’ını akl üzre server eyleme (2/1871)
Eşek de sensin, eşeğe binen de. Eşek senin maddi varlığın, yontulmamış tabiatındır. O eşeği sürüp götüren aklın ve ruhun ise İsaya benzer. Sen İsaya değer ver, eşeğe değil. Eşeğe benzeyen tabiatını akıl İsasının üzerine çıkarma. Bırak bedenin ruhuna hizmet etsin, ulvi gayelerin peşinde yorulsun. Yakışığı kölenin şaha hizmetidir, şahın köleye değil.
3 Sen bu libas değilsin: Bil ki oldu rûha ten gûyâ libâs Bî-libâs ol lâbisi kıl iltibâs 3/1616
Sen insan bedenini insanın kendisi sanmadasın. Oysa bu beden ruhun elbisesinden başka nedir ki? Hiç insanın değeri giydiği elbiseyle ölçülür mü? Değer ya da değersizlik onun ruhuyla ilgildir, bedeniyle değil. O halde sen gözünü ten elbisesinden çek de o libasın içindekine dikkat et. Şekle değil manaya bak.Eğer şekilce benzerlik insan olmaya yetseydi iyi de kötü de bir olurdu.
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî; Aklansın.. Ölümün kara düşleri, Korkuları, umutlara döndürsün. Rahmetinle, her damlası
Cehennemler söndürsün... Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî; Cennetler berâtı inci damlalar, Secdelerde seller gibi çağlasın. Etrafımda haşre kadar melekler, Sevinçlerle ağlasın...
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî; Eritsin.. Buzlarını gafletin, Gönül ufukları, nûra bürünsün. Açılsın da cehlin kara perdesi, Gerçek görünsün...
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî; Müjdeler dökülsün, Arş-ı Âlâ'dan, Hidâyet selleri, sineme dolsun. Her damlası Mahşer Günü Şâhidim olsun...
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî; Esmâ'ndaki 'Doksandokuz' aşkına, Semâlardan gufranını indirsin. Hesap günü, titreşirken Mîzan'da, Hicâbımı dindirsin...
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî; Firdevs Göklerinden, nûr sağnakları, Dehşet günü, Sırât üzre saçılsın. Sekiz yerden, sekiz cennet kapısı Bir lâhzada açılsın...
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî Arıtsın.. Şu nankör nefsi hevâdan, Bütün zerrelerim, Kur'ân'la dolsun.....