Myspace, Myspace Graphics, Myspace Backgrounds
Siirlerle Menkibeler - çöl suyu - Blogcu



margin: 0px; margin-top: 30px; } td { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 9pt; line-height: 1.7; color: #DDDDDD; } td.title { border-bottom: 1px dashed #333333; } td.leftside { padding: 10px; padding-left: 0px; text-align: justify; } td.rightside { padding: 10px; border-left: 1px dashed #333333; line-height: normal; } td.eyes { padding-left: 10px; padding-bottom: 3px; } div.avatar { float: left; margin: 5px; margin-left: 0px; margin-bottom: 0px; } h2 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 20pt; color: #FFFFFF; margin-bottom: 12px; } h3 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; color: #FFFFFF; margin-bottom: 2px; } font.gray { color: #777777; } div.author { margin-top: 3px; margin-bottom: 6px; } a:link { color: #EEEEEE; } a:visited { color: #EEEEEE; } a:hover { color: #6699FF; }

çöl suyu

11.10.2006 - ÖLÜMÜ HÂTIRLAMAK

ÖLÜMÜ HÂTIRLAMAK

 

"Zahîrüddîn Halvetî", âlim ve velî bir zât.

Emri mâruf yaparken, eyledi Hakka vuslat.

 

Derdi ki: (Ey insanlar bir “Serap”tır bu dünyâ.

Bugün var görünse de, harâb olur sonunda.

 

İnsan çok yaşasa da, ölecektir âkıbet.

"Ölüm"den, hiç bir insan kurtulamaz ki elbet.

 

"Can verme"nin acısı, öyle çetindir ki hem,

Hiç kalır ona göre, dünyâdaki her elem.

 

Lâkin âhiretteki azâblara nisbetle,

Hiç yok denecek kadar, hafif kalır gâyetle.

 

Ölüm”, insanlar için çok zordur elbette ki.

Gafletle ölenlerin, kötüdür âkıbeti.

 

Nedense kimse bunu düşünmüyor mâlesef.

Duymuyor bunun için, bir üzüntü ve esef.

 

Düşünmüş olsalar da, olmazlar müteessir.

Hâlbuki bu hakîkat, olacak bir gün zâhir.

 

Hâlbuki bir müslümân, çekilip bir kenara,

Düşünmesi gerekir "Ölüm"ü ara ara.

 

Demeli ki: (Ey nefsim, gaflete dalma sakın.

Belki sana ecelin, her şeyden daha yakın.

 

Eğer düşünüyorsan, "Çok gencim” henüz daha,

Genç iken ölenleri görmez misin acabâ?

 

"Sıhhatliyim" diyorsan, yine yersiz bu sözün.

Sağlamken ölenleri, görmez mi senin gözün?

 

Düşünsene, ecdâdın şu anda nerde, hani?

Ayrıldılar dünyâdan, herbiri hem de âni.

 

Akrânından ölenler var iken senden evvel,

Sana gelmiyecek mi sanıyorsun o "Ecel"?

 

Onlar da, senin gibi düşünürlerdi, fakat,

Ummadıkları anda ettiler hepsi vefât.

 

Var idi bir çoğunun malı, mülkü, serveti,

Yine de "Ölüm" oldu onların âkıbeti.

 

Ölümü, onlar dahî etmezken hiç de hayâl,

Bir anda, bu dünyâdan eylediler irtihâl.

 

Senin, o ölenlerden ne farkın var ki acep,

"Ölüm hazırlığı"nı, geriye atarsın hep.

 

Daha bir müddet önce, berâber yaşadığın,

Kimseler, vefât edip, “Toprak” oldu bir yığın.

 

Sen dahî, onlar gibi olacaksın âkıbet.

Hiç ölmiyeceğine, elinde var mı senet?

 

Ey nefsim, bu gafletten uyan da kendine gel.

Çalış, lâkin dünyâda kurma hiç uzun emel.

 

Geçen cenâzeleri, görürsün gözlerinle.

Hattâ bizzât kabire koyarsın ellerinle.

 

Yine düşünmezsin ki buna rağmen, ne garip:

"Ben dahî, bunlar gibi olacağım an karîb."

 

Ey nefsim, artık uyan, öleceksin sen dahî.

Bir gün, bu hakîkatler çıkacaktır vallahi.

 

Ve lâkin pişmânlığın, faydası olmaz aslâ.

Öyleyse “Hâlis kul” ol, dön Rabbine ihlâsla.)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11.10.2006 - ÖLÜM ACISI ZORDUR

ÖLÜM ACISI ZORDUR

 

"Muhammed Horasânî" bir günkü vâzında,

Konuşurken, "Ölüm"den açılmıştı mevzû da.

 

Biri Ona sordu ki: (Efendim, bu insanlar,

Acabâ can verirken, ne kadar acı duyar?)

 

Cevâben buyurdu ki: (Ölüm'ün en hafifi,

Öyle şiddetlidir ki, mümkün olmaz târifi.

 

Ne zaman ki bir kişi, gelse ölüm hâline,

Sanki konur "İki dağ" omuzu üzerine.

 

İğnenin deliğinden çıkacak rûhu sanır.

Yerle gök birleşir de, o arasında kalır.

 

Sanki onun içinde, bir "Dikenli çalı" var.

Onu tutup, ağzından, kuvvetle çekiyorlar.

 

Bütün hücrelerine takılmış dikenleri.

Çektikçe parçalıyor, takıldığı yerleri.

 

Can vermenin acısı, fazladır hattâ şundan,

İnsana "Yetmiş” defâ kılıç vuruluşundan.

 

Fakat “Mü'min”, görerek hûri ve melekleri,

Onların zevki ile, duymaz bu elemleri.

 

Daha da şiddetlidir lâkin "Kabir azâbı".

"Hiç" kalır buna göre, can verme ızdırâbı.

 

Çünkü kabir, yakındır âhiret hayâtına.

Benzer azâbları da, âhiret azâbına.

 

Bu kabir azâbı da, böyle çok şiddetliyken,

Hiç kalır "Mahşer”deki azâblara nisbeten.

 

Bir damlanın, deryâ'ya nisbeti nasıl ise,

Bunlar da, birbiriyle edilmez mukâyese.

 

O meydanda "Bin sene" bekleşirken insanlar,

Güneş, bir mızrak boyu yaklaşıp, halkı yakar.

 

Bir ayağın üstünde, bulunur binbir ayak.

Günâhlarına göre, tere batar cümle halk.

 

Öyle çok sıkışır ki kâfirler izdihâmdan,

Temennî ederler ki, kurulsa hemen "Mîzân".

 

Derler ki: (Hesâbımız görülse de hemence,

Şu sıkıntılı hâlden, kurtulsak bir an önce.)

 

Hâlbuki bilmezler ki, bitince suâl, hesap,

Başlıyacak bu sefer, daha elîm bir azâb.

 

Çünkü girecekleri "Cehennem"in ateşi,

Öyle şiddetlidir ki, bulunmaz aslâ eşi.

 

“Mahşer” meydanındaki acı ve sıkıntılar,

Cehennem azâbı”nın yanında "Hiç" kalırlar.

 

Bir kum tâneciğinin, kâinâta nisbeti,

Ne ise, öyle çoktur Cehennemin şiddeti.

 

Oradan bir "kıvılcım", dünyâya düşse eğer,

Onun harâretinden, bu dünyâ erir, biter.

 

Hem kalmaz bir kararda azâblar Cehennemde.

Gün geçtikçe, şiddeti, durmadan artar hem de.

 

Kurtuluş ümîdi de, küffâra olmaz elbet.

Bu acı azâblarda, kalırlar ilel-ebed.

 

Kalbinde, zerre kadar "doğru îmân"ı olan,

Cehenneme girse de, çıkarılır sonradan.)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11.10.2006 - HER ÂNIMIZ İMTİHÂN

HER ÂNIMIZ İMTİHÂN

 

"Sirâceddîn Şirvânî", büyük islâm âlimi.

Halka öğüt, nasîhat ediyordu dâimî.

 

O, bir gün sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!

Günâh işlemeyin ki, Cehennem var, azâb var.

 

İki niyetle olur, işleri her kişinin.

Ya "Allah için" olur, yâhut da "Nefsi için".

 

Nefsi için yaparsa, hüsrândır netîcesi.

Zîrâ büyük düşmândır, insana kendi nefsi.

 

Dünyâda en ahmak şey, bu “Nefs-i emmâre”dir.

Zîrâ her bir arzusu, kendi aleyhinedir.

 

O, yalnız bize değil, düşmândır Allah'a da.

Ona yüz verilirse, azgınlaşır daha da.

 

O, insanın koynunda, sanki “Yılan” ve “Akrep”.

Sokup öldürmek için, fırsatını kollar hep.

 

Nefsi ile dost olan, kavuşmaz merhamete.

Ve hattâ adım adım, yaklaşır felâkete.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Bu dünyâ "İmtihân"dır.

Hattâ her ânımızda, birer imtihân vardır.

 

An be an, ya kazanır, yâhut da kaybederiz.

Acı olan şudur ki, yok bundan haberimiz.

 

Günlük hayâtımızda, ne yapıyorsak eğer,

“Doğru” şekli bir tektir, “Yanlış”tır ötekiler.

 

Meselâ “Su içme”nin, çok şekli vardır, ama,

İçlerinden birisi, muvâfıktır islâma.

 

Bir kimse, Besmeleyle, oturup, sağ eliyle,

Üç yudumda içerse, “Doğru”dur bu hâliyle.

 

Başka türlü içmeyi, isterse onun canı,

İçebilir ve lâkin, kaybeder imtihânı.

 

Bunun gibi, sokakta, görse bir “Açık kadın”,

Bulur yine kendini içinde imtihânın.

 

Zîrâ nefs-i emmâre ve şeytân der ki ona:

(Kaçırma bu fırsatı, dön de bak şu kadına.)

 

Lâkin kalbi ve rûhu, derler ki: (Bu iş günâh.

Sakın ona bakma ki, nehyetti onu Allah.)

 

O, kalbinin sesine kulak verip, o anda,

Bakmazsa, o an için kazanır imtihânda.

 

Nefsini tercîh edip, verirse karârını,

O günâhı işler ve kaybeder imtihânı.

 

Bunun gibi, bir günde, binlerce imtihân var.

İnsan, "Hür irâde”yle bunlara verir karar.

 

Bir yanda “Nefis, şeytân”, bir yanda “Allah”ımız.

Artık bize kalmıştır, tercîh ve karârımız.

 

Her işte, Hak emrini tercîh etmek için de,

Onun emirlerini bilmeli ince ince.

 

İnsan, ayıramazsa “Doğru” ile “Yanlış”ı,

Elbet hatâlı olur, onun her davranışı.

 

Öyleyse bir müslümân, önce ilmihâlini,

Öğrenip, ona göre düzeltmeli hâlini.

 

Bir de, yaptıklarını yaparsa "Allah" için,

Kurtulması, kuvvetle umulur o kişinin.

MySpace

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11.10.2006 - NAMÂZ NÛR'DUR

 

MySpace

 

NAMÂZ NÛR'DUR

 

“Sıbgatullah Arvâsî”, büyük âlim ve velî.

Bir gün, "Namâz" hakkında buyurdu şu sözleri:

 

“Namâz”, dînin direği, mü'minin mîrâcıdır.

“Namâz”, hasta rûhların, tesirli ilâcıdır.

 

“Namâz” kılan, kurtarır yıkılmaktan dînini.

Kılmayan, kurtaramaz Cehennemden kendini.

 

“Namâz”, korur insanı çirkin, kötü her işten.

“Namâz” kılan, kurtulur Cehennem ateşinden.

 

“Namâz”, nûrdur, ışıktır insanların kalbine.

“Namâz”, Münker-Nekîr'in, cevaptır suâline.

 

“Namâz” kılan kimsenin, kalbi temiz, pâk olur.

“Namâz” kılan, her zaman, huzûr ve râhat bulur.

 

“Namâz”la geçer insan, şimşek gibi Sırât'ı.

“Namâz”la insan bulur, huzûr ile râhatı.

 

“Namâz”dır insanları, doğru yola getiren.

“Namâz”dır insanlara, günâhı terk ettiren.

 

“Namâz”, rûhlara gıdâ, namâz rûhlara şifâ.

“Namâz”dır üzüntülü kalplere nûr ve safâ.

 

“Namâz”, kalbi parlatır, Sırât'ı aydınlatır.

“Namâz'ını kılmayan, çok pişmân olacaktır.

 

“Namâz”dır mü'minleri birbirine bağlıyan.

“Namâz”dır küskünleri barıştırıp dost yapan.

 

“Namâz” kılmıyanların, kabûl olmaz duâsı.

Çünkü o, terk etmiştir mühim olan bu farzı.

 

“Namâz” kılan, öyle çok yaklaşır ki Allah'a,

Başka ibâdetlerle, fazlası olmaz daha.

 

“Namâz” kılan, yapar hep faydalı, iyi amel.

“Namâz”, kötülüklere olur mâni ve engel.

 

Câmide, cemâatle kılarsa bunu herkes,

Sevgi ile bağlanıp, tutmazlar kin ve garez.

 

Büyükler, küçüklere eder şefkat, merhamet.

Onlar da, büyüklere gösterir saygı, hürmet.

 

Zenginler, fakirlerin vâkıf olur hâline.

Yardımda bulunurlar, derhâl kendilerine.

 

Câmide, hastaları görmeyince sağlamlar,

Merak edip, onları, evlerinde ararlar.

 

Şartlarına uyarak, kılarsa onu bir kul,

Hak teâlâ indinde, olur iyi ve makbûl.

 

Hepsi namâz kılmıştır, bilcümle Peygamberler.

“Namâz” kılan kimseyi, sever gökte melekler.

 

Beş vakit namâzını, tam kılarsa bir insan,

Melek-ül-mevt, rûhunu, alır kolay ve âsân.

 

"Nûr" olur Ona "Namâz", girdiğinde kabrine.

Kolay olur cevâbı, suâl meleklerine.

 

Kıyâmette, ilk önce sorulacak "Namâz"dan.

Hesâbını verenler, kurtulacak azâbtan.

 

Kim beş vakit "Namâz"ı, getirirse yerine,

Kavuşur âhirette, Cennet nîmetlerine.

 

Kimler de kılmayıp da, etmezlerse hiç esef,

Azâb göreceklerdir Cehennemde mâlesef.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Kategoriler

Arkadaşlarım

raciegi
tutuklanandestanlar
ekogizem
zerrei insan
dilefkar
seccil
subat75
lara83
bilsu
***akif*** *******
hktedepyahu
yarimsoz
Diyanet Meali
Elmalılı Y. M.
Yaşar Nuri M.
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics
Lutfen
Yorum Yazın
Over Lapping Text Generator and Glitter Generators at GlitterYourWay.com





Cursors

Image Hosted by ImageShack.us

Counter From POQbum.com

Visitor Map
Create your own visitor map!